Doğal Kaya Tuzu Üretimi

20 Kasım 2019 Yazar admin 0

Yeraltından katı halde elde edilen tuzlar kaya tuzu olarak tanımlanır. Yaklaşık 256 milyon yıl önce oluşmaya başladığı tahmin edilen kaya tuzu, çevre kirliğinden uzak kaldığından, doğal bir hazine olarak değerini günümüze kadar korumuştur. Kaya tuzu, sodyum klorürün mineral formudur. Kaya tuzları deniz tuzlarının aksine kompozisyonlarına giren maddelerin oranları bakımından büyük değişiklikler gösterirler. Özellikle saflık oranları her maden için ayrı olabileceği gibi aynı madenden alınan çeşitli numuneler de çok büyük farklılık gösterebilir. Kaya tuzlarındaki yabancı maddeler ve kil tuza değişik renkler verir. Genellikle gri, siyaha yakın kil renginde olan kaya tuzları, nadiren beyaz, şeffaf beyaz olarak bulunur. Tuz kristallerindeki boşluklar da bazen tuza mavi renk verir. Yurdumuzda kaya tuzu madenleri genellikle gri renkte olup, bir kısmı da siyaha yakın renktedir.

Yer altı tuz madenlerinde yüzmilyonlarca yıl önce oluşmuş tuz kayaları arasında damarlar halinde bulunan saf kristal bloklar özenle çıkarılıp temizlik ve hijyene azami dikkat edilerek doğal halini bozacak hiç bir işleme tabi tutulmadan katkısız olarak kullanımınıza arz edilir.

Sağlıklı yaşamın temel kaynaklarından biri de tuzdur. Oluşumunu tamamlamış hiç bir atığın bulaşmadığı, birçok element ve mineralin bulunduğu yer altı doğal kaya tuzları kristal formundadır ve çok değerlidir.

Tüketiminize sunduğumuz Çankırı doğal kaya tuzu eşsiz bir hayat kaynağı olup moleküler yapısı ve zengin mineral yapısıyla sanayileşme dönemiyle unutulsa da binlerce yıldır insanların faydalandığı bir cevherdir.

Sınırlı miktarda elde edilebilen rafine edilmeden kullanmaya müsait doğal kaya tuzunun diğer rafine tuzlardan farkı ve neden kullanılması gerektiği gıda ve sağlık otoriteleri tarafından çeşitli platformlarda dile getirilmekte ve tavsiye edilmektedir. Konuyla ilgili yazılı ve görsel medyada yüzlerce makale ve dökümana internet ortamında ulaşmak mümkündür.

Genelde tuzdan sakınılması gerektiği söylenir ama hangi tuzdan uzak durulması gerektiği hakkındaki bilgilendirme malesef yeterli değildir. Son yıllarda bu konularda duyarlı bir çok tıp adamı ve beslenme uzmanları katıldıkları programlarda bu konuyu dile getirmekte ve asıl tehlikeli olan tuzun rafine edilmiş tuzlar olduğunu açıkça ortaya koymaktadırlar.

Tuzun kararında tüketilmesi gerektiği konusunda herkes hemfikirdir ancak bir ihtiyaç olduğu ayrıca alışkanlıklarımızdan dolayı da çok sık kullandığımız bir gerçektir. Bu zarureti lehimize çevirmek için rafine ve katkılı tuzlar yerine doğal tuzlar kullanarak sağlığımızı koruyabiliriz.

Tuz, tarih boyunca ekonomik ve politik yaşamın önemli bir öğesi olagelmiştir. Öyle ki tuz, birçok efsanelere, halk öykülerine ve masallara sebep olmuştur. Çeşitli zamanlarda tuz, ticaret ve değiştokuşta nakit ve başlıca gelir kaynağı olarak kullanılmış, hatta tuz, geçmiş çağlar içinde bir savaş nedeni bile olmuştur.

Halite Polonya’da yüzyıllardan beri çıkarılmaktadır ve buradaki ocaklar dünyadaki en eski ocaklar arasındadır. Madenlerden çıkartılan tuzlar, şifa verici tuzlar olarak tüm dünyaya satılmaktadır ve bu tuza bazı metafizik özellikler de atfedilmektedir. Halite ısıtıldığında kapalı bir ortamda ve ısınmış halite kristalleriyle kuşatılmış bir alanda negatif iyonların ortaya çıktığı görülmüştür (Mandish, 2001). Pakistan’da önemli bir el sanatı kolu olarak üretimi yapılan tuz lambalarının sadece dekoratif bir öğe ya da bir sanatsal bir ürün olmadığına, bu lambalardaki tuzun, astım hastalarına son derece iyi geldiğine değinilir. Buna göre tuz, her nereye yerleştirilirse yerleştirilsin, havayı temizleyip süzmekte ve 10-15 metrelik bir alan içerisinde havanın kalitesini yükseltmektedir.

Bugün ABD, Michigan, Ohio, Kansas, Louisiana, Texas, New York ve New Mexico’daki engin yataklarıyla dünyanın en büyük tuz üreticisidir. Kanada’da Nova Scotia, Saskatchewan ve Ontario’daki ocaklarından önemli miktarda tuz temin etmektedir. Çin, Almanya, Hindistan, Meksika, Avustralya, Fransa, Brezilya ve Birleşik Krallık da önemli kaya tuzu üreticileridir

Tıpkı Türkiye gibi Pakistan da, önemli tuz üreticileri arasında bulunmamakla beraber, rezerv bakımından dünyanın sayılı ülkelerindendir. Pakistan Turizm Bakanlığı’nın yayınladığı süreli bir yayında konu, el sanatlarıyla da ilişkilendirilerek şöyle anlatılır: Tuz Lambaları Pakistan’ın oldukça önemli bir el sanatıdır. Bu lambalar çeşitli tür, form ve ebattadırlar. Dünyanın en büyük 2. Kaya tuzu ocakları Pakistan’da, Khewra’dadır. Tuz menzili Khewra’dan başlayıp Pencap kırsalındaki Kala Bangh’da sonlanarak 300 km’lik bir menzili kapsar. Pakistan’daki tuz lambası endüstrisi Lahore, Gurjranwala, Khewra ve Karachi’dedir ve bu endüstri gün be gün gelişmektedir. Bazı lambalar doğal kaya formundayken bazıları aletler vasıtasıyla şekillendirilip işlenir ve bu hayli beğenilen bir el sanatı türüdür.